// TÜRKİYE’DE TEKNOLOJİYE YÖN VERENLER
Türkiye’de yapay zekâ: sayılar ne diyor?
7 dk okumanijitech
İşlem sayısı arttı, toplam yatırım yarıya indi. Girişim sayısı bir yılda 393’ten 457’ye çıktı. Bu üç rakam bir arada okunduğunda ortaya çıkan tablo.
Yazının tamamı
Türkiye’de yapay zekâ üzerine konuşurken genellikle iki uçtan biri seçiliyor: ya “ekosistem patlıyor” ya da “hiçbir şey olmuyor”. İki iddia da aynı veriye bakıp farklı sonuca varıyor. Bu yazıda üç rakamı yan yana koyup ne söylediklerine bakıyoruz.
Rakam 1 — Girişim sayısı artıyor
Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin girişim haritası, on iki ayda 393’ten 457’ye çıktı. Yüzde on altılık bir artış; ne patlama ne durgunluk. Yeni kurulan altmış dört girişim, alanın hâlâ giriş yapmaya değer görüldüğünü söylüyor.
Rakam 2 — İşlem sayısı da artıyor
KPMG’nin 2025 raporuna göre yıl içinde 360 yatırım işlemi gerçekleşti; bir önceki yıl bu sayı 331’di. Rapor, işlem adedi bazında en önde gelen dikeyin yapay zekâ olduğunu belirtiyor. Yani hem girişim hem yatırımcı ilgisi aynı yöne bakıyor.
Rakam 3 — Ama para yarıya indi
Aynı raporda toplam yatırım tutarı 2,6 milyar dolardan 1,4 milyar dolara düştü. İşlem sayısı artarken toplam tutarın azalması tek bir şey anlatır: çek başına düşen tutar küçüldü.
Sermayenin nereden geldiği
KPMG raporundaki bir başka ayrım daha dikkat çekici: 1,4 milyar doların 1,145 milyarı yabancı yatırımcıdan, 227 milyonu yerli yatırımcıdan geldi. Yani sermayenin büyük çoğunluğu yurt dışından.
Bunun teknik bir sonucu var ve çoğu zaman konuşulmuyor: yurt dışı sermayeyle büyüyen bir ürün, yurt dışı pazarına satmak zorunda kalır. Bu da veri işleme, uyum ve bölge seçimi kararlarını ilk günden gündeme sokar. Türkiye’de kurulan bir yapay zekâ ürününün KVKK ile GDPR’ı aynı anda düşünmesi tercih değil, sermaye yapısının doğal sonucu.
Sayıların söylemediği
Bu rakamlardan çıkarılamayacak sonuçlar
- Kaç girişimin gerçekten üretimde çalışan bir ürünü var — sayım kurulan girişimi sayıyor, ayakta kalanı değil
- Yatırım alan girişimlerin kaçının geliri var
- Yapay zekâ dikeyine giren işlemlerin ne kadarının gerçekten model geliştirdiği, ne kadarının mevcut modeli kullandığı
- Kapanan girişim sayısı — hiçbir haritada bu yok
Ekosistem raporları doğaları gereği girişleri sayar, çıkışları saymaz. Bu yüzden büyüme her zaman olduğundan biraz daha iyimser görünür. Rakamları okurken bunu akılda tutmak gerekiyor.
Nereye bakmalı
Bir sonraki dönemin asıl sorusu girişim sayısı değil: bu 457 girişimin kaçı bir yıl sonra hâlâ ayakta ve kaçının üretimde çalışan bir müşterisi var? Çek boyutu küçülürken ayakta kalmanın yolu büyümekten değil, çalışan bir şey üretmekten geçiyor.
Bu seri devam edecek. Sonraki yazılarda tek tek alanlara ve o alanlarda gerçekten üretim yapan ekiplere bakacağız — kaynak göstererek.
Kaynaklar
Sözlükten: Model orkestrasyonu · EU veri ikametgâhı